12 Mart 2013 Salı

Para nedir?

Selam arkadaşlar
Selamı sabahı verip önsevişme yapmadan konuya girmek istiyorum

Size tek bir kelime söylemek istiyorum "PARA"
Bu kelimeyi hafife almayın. Çünkü bu para denen şey dünyayı yönetmek adına kullanılan bir araçtır (amaç değil. Amaç haline getirmeyin,totoşluk yapmayın)
Bu araç gerçekten çok çok önemlidir. Önemlidir ama hayatımızda iyi yerlere gelmek için lazım olunan şeyden ziyade bir önemi vardır. Öyle "Para nedir lan elimin kiri" demeyin kırarım kalbinizi hem öyle deyipte o kadar basite indirgenebilecek bir şey değildir. (gerçekten para dediğin şey elinin kiri kadar değersiz bişi olmalıdır o ayrı)

Hani dedim ya dünyayı yönetmek için bir araçtır ama amaç değildir diye. Aslında harbiden öyledir ama azına sıçayım bu dünyanın ki para hepimiz için amaç olmuştur.

Peki biz bu kadar salakmıyız, değersizmiyiz ki para bizim için bir amaç olacak?

Hayır.

Biz o kadar salak değiliz, ondan daha fazla salağız.

"Höst la ne diyon sen" diyorsan dinle.

Para 2013 yılı itibaren nedir biliyor musun? ( Bundan önceki yıllarda da vardrı tabiki)

Para Su dur
Para Ekmek tir
Para yaptığın emeğin karşılığıdır.
Para verdiğin emeğin karşılığıdır.
Para sanattır,sağlıktır, savunmadır.
Para seni seviyorum anne diye alacağın bir hediyedir.
Para senin değerini bilemedim anneciğim ama seni en azından güzel uğurluyorum demektir.
Para ilk aşkını götürdüğün çay bahçesi yada sinemadır.
Para arkadaşına verdiğin, onu şaşırtacak hediyedir yada onla beraber gittiğin yerde eğlence yerindeki bedeldir.
Para evlenmektir.
Para çocuk sahibi olmaktır.
Para çocuğunun kıçındaki boku muahafaza eden çocuk bezi ve aynı zamanda çocuğunun eğitimidir.
Para senin çocuklarına hazırladığın bir gelecektir.

Neyse yeter bu kadarı

Bu ne lan. Para ne kadar çok şey demekmiş anasını satayım.
Bunlara bakarak paranın şu demek olduğunu söyleyebilirim yada söyleyebiliriz.
PARA = HAYAT

Para hayattır.

Bu bir banka reklamı için süper olur valla. Ardındanda hayatınızı kolaylaştırmak için size 0.95 faiz oranları sunuyoruz da diyebilirler.

Bak bunu yapar bankalar valla bak

Neden mi bunu yaparlar

Çünkü bankacılar (bankada çalışan adam değil, bankacılığın iyi birşey olduğunu söyleyenlere söylüyorum)

Tek bir kelimeyle özetlersek

YAVŞAKKKKKTIRLAR

Çok fazla k kullanmamın nedeni onlara canı gönülden bunu söylememden dolayıdır.

Bankacılara sonra değiniriz. Önce paradan biraz daha bahsedelim.

Parayı kim buldu la?

- Lidyalılar

-Onların ben azına sıçim

Bak bunu en çok para sıkıntısı çeken insanlardan duyarız.

Şimdi babuşlar.

Para ne için lazımdı eskiden?

Ben sana bi mal veya hzimet veriyorum. bende bunun karşılığını alman lazım dimi. İşte para bu yüzden çıkmıştır. Eskiden bu metaller aracılığı ile yapılıyordu (paradan önce değiş tokuş vardı). Nedir? işte bakır gümüş altın felan. her ne karın ağrısı ise.
O altınlar gümüşler yerini daha hafif,katlanabilen üzerinde yazılar yazan kağıtlara bırakıyor.

Ben tarih okumayı çok severim ama okulda gördüklerimiz kadar tarih bence fazla o yüzden bırakalım tarihi.
Şimdi ye bakalım.
Arkadaş şimdiki zamanda para değiş tokuştan ziyade güç olmuştur. E doğal olarak güç olmalı diyorsanız. Çok fazla parası olanın çok gücü olur derim bende size. Çok fazla güçe sahip olan adamda bırak seni beni satın almayı,aileni,arkadaşlarını,ilçeni,ilini,ülkeni herşeyini satın alabilir.
Çüş lan demeyin azcık aklınızı kullanın.

Ve zaten böyle adamlar mevcut arkadaş... sana şöyle anlatayım. Sen diyelim ki ayda 2000TL ye çalışıyorsun.
Senin bi arkadaşın var o herif kendi işini yapıyor ve benzin istasyonu var. Adam aylık 20.000TL kazanıyor.
Bak şimdi bu adamın ayda kazandığı 20.000TL sana çok güzel para gibi geliyor. İnsan 1 yılda ev alır lan diyorsun dimi. Şimdi bu adamın Shell marka benzin istasyonu var diyelim. Sence Shell ne kadar kazanıyordur? Çok çok çok para senin benim çenemizi o kadar çok yorar ki o çenede tümor çıkar löp löp.

Ama asıl noktaya gelmedik henüz.

Peki Shell , BP , Total , Petrol Ofisi, Opet gibi markalar benzini nereden alıyor?

Standart Oil yada Exxon mobil gibi firmalardan. Bu firmaların işlevi ne biliyormusun? Bilmiyosun işte bu ve bunun gibi firmalar amerika sözde demokrasiyi ırak'a getirdiğinde Irak'ın petrollerini alan firmalar. Aynısını Arap baharı yaşanan ülkelerde de yaptı sıra şimdi İran da
Hani dedik ya Shell'in parasını hesaplamaya bizim matematiğimiz yetmez diye. İşte bu adamların parasını matematik profesörleri bile telaffuz edemez.

"Bunlar mı lan para babaları" diyorsan. Sana cevabım HAYIR! çünkü bunların da abileri var.
Bunların isimlerini de söyliyim sana istiyorsan Rothschild ailesi ve Rockefeller aileleri.
Bak dikkat ettiysen mahalledeki bi sikim bilmeyen bıçkın delikanlılar gibi AMERİKAAAA demiyorum. Amerika bu adamlar için piyondur. Amerika sana bana göre süper güç ama Bu para babaları için istediği anda kulağını çekebileceği bir ülkedir.

Hah işte bu adamların parası gerçekten çok fazla büyük, yani büyük ötesi, Hani dünyanın gerçek sahipleri desem yeridir.
Bu adamların izni olmadan hiçbir savaş çıkamaz. Bu adamlar isterse senin ülkene girer alır yağmalar hiçbişide yapamazsın. (Zaten çoktan girdiler o ayrı)
Zaten yukarıda vermiş olduğum aileleri google da bir arat bir oku gözlerine inanamıyacaksın.

Bakın bu adamların haberi olmadan savaş çıkamaz diyorum ya. Siz istediğiniz kadar Tayyip'in Suriye politikasını eleştirin, bu adamlar isterse Tayyip'in lap diye savaşa girmesini sağlar.
Sizin bile haberiniz olmaz, bi bakmışsınız hop savaştayız.
Çünkü medya direk olmasa da dolaylı bir şekilde bu adamların elinde.

Neyse boşverin şimdi medya yı onlar zaten sinir bozucu yalan dolan insanlar. Onların niye böyle yaptığına kafa yorarsak bu yazının 10 bin misli uzunluğunda bi yazı gerektirir.

Para aslında belki de hayatımızı kolaylaştırabilecek birşey iken hayatımızın en berbat objesi durumunda şu an, para belkide şeytanın ta kendisidir. Hani derler ya insanlar Allah'ın bir parçasıdır felan diye işte para da şeytanın parçasıdır.

Peki asıl soru şu paraya gerçekten ihtiyacımız var mıdır?

Aslında yoktur.

Eskiden her istediğinizde kahve içemezdiniz, çünkü kahve latin amerikada yetişir. Bu arada bilgilendirici bir not düşeyim buraya şu anda bildiğimiz,yediğimiz sebze ve meyvelerin üçte ikisi amerika kıtası keşfi ile avrupaya ulaşmıştır. Mesela amerika kıtası keşfedilmeseydi biz domates nedir bilemezdik. Çünkü amerika kıtasında yetişen bir meyvedir. (Domates aslında meyvedir, sebze değil :) )

Kafa dağatmadan devam edelim. Şimdi siz 673 yılında eğer kahve içmek isteseydiniz bu imkansızdı ama diyelimki amerikayı keşfetti millet ve kahve ne biliyoruz. O kahvenin amerika kıtasından senin güzelim anadoluna gelmesi için adam binlerce kilometre yol kat edecekti, e haliyle bununda bi karşılığı olmalıydı zira adama gökten yemek yağmıyor.

İşte bu yüzden adama para ödemeliydin ki adamda gidip onunla ihtiyaçlarını gidersin.

Bakın çok basitçe anlatıyorum.

Şu anda kahve almak için evinin önündeki bakkala gitmen yeterli ( gerçi şuan süpermarket demek daha yerinde olur zira siktimin emperyalizmi küçük esnaf diye bişi bırakmadı)

Bakın sizin taaa amerika kıtasında yetişen birşeyi alabilmenizi sağlayan para değildir. İnsanoğlu bunu kendisi yapmıştır. Çünkü biz her boku istiyoruz, isteyince talep oluyo talep olunca da o talep gideriliyor.

Peki para olmasaydı biz kahveyi amerikadan  getiremezmiydik?

Tabiki getirebilirdik.

Şu anda ki teknolojik gelişmeler sayesinde biz kahveyi evimizin bir köşesinde bile yetiştirebiliriz. Tek gereken o iklimi taklit etmek, gider güçlü ışıklar alırsın kahve tohumlarını serpersin saksına ne kadar gerekiyorsa o kadar ışık, o kadar sıcaklık yaparsın al sana organik kahve :) gerçi böyle organik olmuyor ama olsun yapabiliriz.

Yapamasak bile artık insanoğlu lojistiğin dibine vurmuş durumda, bu akşam istanbuldan bir paket yolla yarın sabah ispanyada ama bunu yapan DHL,UPS,FEDEX gibi firmalar.

Peki insanoğlu şu anda parayı tarihten silse yine yollayamaz mı? yollar! o teknoloji var zaten.

Ama tabi sizin aklınızda paranın kalkması tamamiyle hayal ürünü, böyle birşey olamaz!

Ütopya dimi  ütopya :) canlarım benim.

Dünyadaki en zeki adamlar her zaman insanın hayal gücünün önemine işaret etmişlerdir. Ama sen onu kulak arkası et git bak ünlüler instagramda nasıl pozlar paylaşmış.

Neyseee

Şimdi size şunu anlatmak istiyorum, bakalım anlatabilecekmiyim.

Sen doğduğun andan itibaren hayatında yaşadığın herşey senin karakterini,huylarını ve hayata bakış açını oluşturacaktır. Doğduğun andan itibaren dediğimde mecaz yapmıyorum, doğduğun andan itibaren herşey beyninde kaydediliyor.
Ama tabi beyin denen şey sürekli herşeyi kaydettiğinden sen hepsinin beyninin neresinde depolandığını hatırlamıyorsundur. Anca işte zorlasan belki 3-5 yaşına kadar böyle hayal meyal bişiler hatırlayabilirsin.

Mesela kendi çocukluğumdan örnek vereyim, annanemin evi her zaman sülalemizin toplanma yeri olmuştur ve orada hep güzel anlar geçirirdik. Annanemin evindeki eşyalar kokardı, tam olarak ne kokusu bilmiyorum belki eski mobilyalardandı tam bilmiyorum. Ama ne zaman eşyaları eski olan bir yaşlının evine girsem o kokuyu duyarım ve beni güzel hissettirir. Bu çocukken depoladığım anılarla alakalı o koku iyi birşey diyor beynim bana.

Şimdi benim anılarımı siktir edin ve hayali bir kişi oluşturup ona bir hayat çizelim. Kişinin ismi de Hasan olsun.

Hasan doğdu 3 -5 yaşlarına geldi ve artık 18-20 li yaşlarında hatırlayabileceği anılarını yaşamaya başladı diyelim. Hasan'ın babası asgari ücretle geçiniyor, ikide kardeşi var ve kirada oturuyor diyelim. ( tayyipciğimin dediği gibi en az 3 tane yaptık ) neyse hasan okula başladı ama işte geçim derdi falanı filanı yaşayan aile de kaygıdan oluşan gerginlik evde anne ve babanın tartışmasına yol açıyor diyelim. hasanın hiç umrunda değil çünkü henüz kafası para denen şeyi öğrenmemiş (keşke hep o yaşlarda kalaydık lan) Hasan bu kavgalı ailenin içersinde sürekli olarak üzgün oluyordur ve bu orta okul - lise zamanına kadar gelmiştir diyelim.

Şimdi Hasanın beyninin içine girelim ve artık para nedir felan anladığını farz edelim. Eğer hasan karakteri zayıf ise edindiği tecrübeler sayesinde istediğine ulaşmanın kolay yolunu bulur ise ve utanmaz ise Hasan eskiden babasının yaşadığı zorluğu yaşamamak için gidip hırsızlık yapacaktır, dolandırıcılık yapacaktır yada gasp edecektir. Tecrübeleri düzgün bir karakter oluşturmuş ise boynunu eğip ya elindeki ile yetinecektir yada kafayı çalıştırıp kötü duruma düşmeden para kazanacaktır.

Şimdi "bu hikaye ne ulan ne demek istiyon" diyebilirsiniz az sabredin.

Hasanın zayıf karakterli olduğunu kabul edelim çünkü yaşadığımız hayatta herkes güçlü karaktere sahip olmuyor, azınlıkta olsa zayıf karakterli insanlar çıkıyor (bkz. Milletvekilleri)

Hasan para kazanmak uğruna adam öldürmeye bile gidebilir ve hatta gitti diyelim ve bu adam paranın yol açtığı bir nedenden dolayı suç işlemeye başladı.

Zeitgeist adında bir belgesel var, onun bir bölümünde toplum profesörümüydü kimdi tam hatırlamıyorum ama birisi araştırma yapmış ve diyorki "Suç en çok fakir kesimlerde ortaya çıkıyor"
(Zeitgeist'i halen daha izlemediyseniz çüş diyorum size çıkın mağaradan azcık kendinizi geliştirin)
Aha size türkçe altyazılı linklerinide verim yormayın kendinizi daha paylaşacak çok fotoğraf , oynanacakta çok oyun var facebookta onlara haliniz kalsın.
Zeitgeist 2 tane belgeselden oluşur. Hayatın sistemi nedir onu anlatır. Yeni videolarda çıktı ama bunları izleyin bi önce
1. belgesel Türçe altyazılı
http://www.youtube.com/watch?v=BRkyY23mgVc
2.belgesel türkçe düblaj
http://www.youtube.com/watch?v=NHDYgtkfU9Q

Yani parasızlık insanı zorladıkça insanda kötü şeylere başvuruyor. Bakın bu çok çok doğrudur.

Neyse bizim hasanı unuttuk. Hasanın birde baba olup yetiştirdiği çocukların akıbiyetini bi düşünün. Böyle bir baba çocuğuna iyiyi göstermede baya bi zorluk çekebilir.

Hasanın hikayesini geçelim artık.

Şimdi, size paranın zorunlu olduğunu düşündüren sizin patronlarınızdır. Patronlara zorunlu olduğunu düşündürende yavşak bankalardır. Bu banka dediğiniz şeyi hafife almayın zira adamlar devletleri bile zor duruma düşürüp devletleri bile inandırmıştır.

Halbuki dünya nufusunun %99 u köledir. Hayatı keyfi süren ise %1 dir. Hepimiz azımıza sıçılana kadar çalışıyoruz ve bunun karşılığında belki bir araba belki de bir ev sahibi olabiliyoruz.
Hayatımız boyunca çalışmanın karşılığı bazılarımız için bir ev bazılarımız için hiçbirşey.

Size şöyle açıklıyim. Benim bi çocukluk arkadaşım var ve şu anda evleride var arabaları da, yaptığı ticaretlerdeki dönen para milyon liraları bulabiliyor ama gelin görün ki oda köle gibi çalışıyor. Oda en az bir işçi kadar stresli yaşıyor. Tamam belki taş taşımıyor ama ya ben işe gitmicem 1 ay tatil yapim gibi bir lüksü de yok. Peki neden? çünkü onunda para kazanması lazım banka kredileri var.

Ya bu parasal düzen yıkılamaz mı ? yok mu bir alternatifi?

Var hemde en iyisinden bir alternatif var.

Kaynak bazlı ekonomi!

Bunu ben bulmadım bulan bulmuş ama ben bunun olabiliritesine inanıyorum. Siktiri boktan denyo tipli herifler buna da ütopya diyor. Ama kimin umurunda o bedbaht ibneler.

Kaynak bazlı ekonomi nedir arkadaşlar önce onu bir açıklıyayım.

Şu anda ekonominin kaynağı ne? Para

Şu andaki ekonomi Para bazlı ekonomidir. Para varsa güç vardır, para yoksa alırsın üçün birini.

Peki arkadaş niye ben kalkıpta bir evde oturamıyorum?

Çünkü para yok!

İyide siktimin dünyasında
ağaç var,çimento var,kum var, su var herkese yetecek kadarda yer var,teknoloji var peki niye ev yok?
İşte bazı götoşlar kaynak bazlı ekonomiye ütopya dediği için. bide "banane banane ben ferrariye bincem herkesten farklı olcam" diyen egolu pezevenkler var.

Onların egolarını alıcan kızgın demirle biryerlerine monte edicen demirin kızgın tarafınıda açıkta bırakıcan ki demiri çıkartamasınlar.

Bu ibneler yüzünden dünyanın çoğunluğu bırak ev sahibi olmayı,yiyecek yemek bulamıyor.

Kaynak bazlı ekonomi dünyanın kaynaklarını baz alan ekonomidir.

Mesela dünyada 2 milyar insanın evi mi yok, sorun değil gidip ağaçları keseriz, kum alırız, su getiririz evleri yaparız. Çünkü bunlar zaten var.
Kestiğimiz ağaçlar için yeni fidanlar dikeriz. Böylece dünyayıda mahvetmeyiz.

Elektrik mi lazım her yere güneş paneli kurarız böylce elektrik faturası ödemeyiz.
Elektirikli otomobiller sayesinde ulaşım bedava olur.
Para kazanacak bir iş kaygısı olmadığından istediğimiz mesleği yapar onda uzman oluruz.
Kaynak bazlı ekonomi budur.

Hem zaten allahını seven söylesin herkese soruyorum bankacılardan,tüccarlara, finansçılardan, patronlara siz şu ekonomi haberlerimden bi sikim anlıyonuz mu? anlıyosanız en adi şerefsizim, anlayamazsınız zaten anlamamanız için yapılmıştır bu sistem. O kadar karmaşık yapılmıştır ki kimse anlamadan adamlar hop sizi ayakta uyutup sömürsün.

Bu dediklerime inanmıyorsanız zeitgeist i bir izleyin güzelce bi morarın yada kendiniz araştırın.

Siz, sizin hayatınızın tamamının çalındığının farkına bi varsanız hiçbir şey yapmanıza gerek kalmadan bu dünyayı değiştirebiliriz.
Wikileaks devlet sırlarını ifşa ettiğinde onu neyle tehdit ettiler? Para kaynaklarını kesmekle, bunu da VISA,MASTERCARD ile yaptılar. Sizce VISA ve MASTERCARD ne kadar para kazanıyordur?

Bu firmalar bankalar arası para transferini elektronik olarak yapıyor ve işlem başına 1 kuruş alsalar siz düşünün bütün dünya bunları kullanıyor.

Bankalar bu dünyadaki en azılı düşmanlarımızdır. Bizi kendilerine muhtaç bırakıp bizi köleleştiriyorlar.
1 verip 1,5 istiyorlar. Tefecilik yapıyorlar. Yakında parada kalmayacak sadece kartlardan elektronik olarak transfer yapılacak. Şu anda zaten yapılmaya başlandı buyrun haberini okuyun

http://www.konhaber.com/yeni/haber-67097-DUNYA-Bu-ulkede-para-kullanilmayacak.html

Kalkıp sizin bütün varlığınızı anında silebilirler. Bence gidin yastık altı yapın paranızı vermeyin bu ibnelere.

En başta söylediğim paranın sahibi aileler götünü de yırtsa biz çoğunluk olarak parayı silmek istersek çatırt diye sileriz.
1 milyon kişi toplanıp gider bankaların merkezine derki arkadaş size zarar vermicez çıkın biz şu kayıtları silelim zaten para elektronik olarak var diye onlarda bi bok yapamazlar Türkiye'de 1 milyon insanı barındıracak hapishane yok, polis yok, asker yok.

Tabi bu höt diye yapılamayacak siz bu şekilde düşünmediğiniz için ama yinede bir başlangıç yapın. Bankalarla ilişiğinizi kesin.

Mesela şu anda bir protesto kampanyası var! 13-14 martta kimse banka işlemi yapmasın diye
Bu sitenin başlattığı bir protesto
http://www.tuketicihaklari.org.tr/

Eğer yazdıklarıma azcıkta hak veriyorsanız facebookta paylaşın paylaştırın ve 2 günlüğüne bankaları kullanmayın.



Size bi hikaye anlatayım ve olayı bitirim.

Diyelim ki adamın biri hayatını kazanmak için kürk satıyor ve havalar soğumaya başlıyor ve herkesin kürke ihtiyacı oluyor. Herkes  kürk satan adama geliyor ve diyor ki hacı bize kürk ver (O zamanlar hacılar icat edilmemiş ha).
Kürkçüde diyorki sen bana ne vercen?. Ben sana arpa vercem diyor. Birbaşkası da diyorki ben sana meyve vercem, diğeri diyor ki ben sana sebze vercem diğeride ben sana demir vercem diyor. Hatta bazıları ben sana direk verim anlaşalım diyor. (Şaka lan)

Neyse Kürk satan amca baya bi rağbet gördüğünden. Bu amca mala mülke herşeye doyuyor.
Artık neredeyse hiç bir şeye ihtiyacı yok.
Şimdi burda bir çizgi çekelim ve bu hikayenin buradan sonrası için bi iki senyaryo yazalım

Kürk satan amcaya Jack diyelim (Türk ismi kullanacaktımda şimdi kalkıp ahmet desem ahmetler alınır mehmet desem mehmetler alınır. ondan ötürü gavur ismi olsun)

Senaryo 1

Jack artık mala mülke doymuş cem yılmazın tarifi ile söylersek artık maldan mülkten kafayı yemiş her akşam küveti suyla doldurup götüne buzlu bağdem sokar.

Şoğuktan üşüyen insanlar Jack e gitmeye devam eder ve soğuktan korunmak için Jack e elindekileri sunar ve Jackten kürk isterler.

Fakat Jack çoğu şeye sahip olduğu için daha fazlasını isteyerek başlangıçta 1 çuval buğday karşılığında sattığı kürkü artık 10 çuval karşılığında satar.  Ve eğer insanlar 10 çuval buğday getirmezlerse Jack onların soğukta üşüyüyp donmalarına aldırmaz ve onlara kürk satmaz.



Senaryo 2

Jack soğuk kış havalarında kürklerine olan rağbetten dolayı kürklerini satarak neredeyse 1 yıllık geçimibi sağlayacak mala mülke sahip olmuştur. Ve ondan sonra Kürk isteyen kişilere ihtiyacı olmasa bile 1 çuval buğday karşılığında Kürk satmaya devam eder. Çünkü İnsanların soğukta donup hasta olmalarını istemez.



Şimdi siz eğer jack olsaydınız hangi Jack olurdunuz?

Senaryo 1 deki mi yoksa senaryo 2 deki gibi mi?

Bana kalkıp cevap vermenize gerek yok. Zaten bu soruya içinizden cevap verdiğinizi biliyorum. HA HA HA (kötü adam gülüşü)
Eğer sizin içinizden senaryo 2 deki Jack geçti ise siz iyi bir birey olma yolunda çok yol kat etmişsinizdir. Yada  halk dili olan halkça dilinde söyliyim "senden bişiler olur arkadaş"

Eğer içinizden senaryo 1 deki Jack geçmiş se size 2 tane lafım var
1.Sizin ben ağzınıza sıçim
2. Bunun suçlusu siz değilsiniz.

Neden mi?

Siz bunun suçlusu değilsiniz çünkü şu andaki sistem sizin çocukluğunuzdan beri size tek şey öğretir.
"güçlü olan kazanır"
Sanki acun un  Surviver programını oynuyoruz amına koyim. Sanki işin sonunda birisi sadece büyük ödülü kaçıracak, ölüp kıvranmayacak.
Eğer hala senaryo 1 deki Jack i seçip bu söylediğimi anlayamadıysanız size şöyle açıklayayım.

İnsan doğduğu andan itibaren bazı doğal reflekslerinin dışında hep çevresini taklit eder.
Annenizi, babanızı akarabalarınız veya çevrenizdekileri görerek hayatı öğrenir ve öyle hareket edersiniz.
Bunun kanıtını size şöyle açıklayayım.
Tutun ki siz Türkiye'de doğmadınız. Amerikanın Kalifornia eyaletinde bir hristiyan ailede doğdunuz.
Sizin kalkıp 5-10-15-20 yaşınızda "GERÇEK DİN İSLAM" diye haykırmanız belkide milyarda bir olasılıktır. Tıpkı Afrikada taşa ağaca tapan bir ailenin çocuğunun "GERÇEK DİN HRİSTİYANLIK" demesi gibi.

Siz çevrenizden ne öğrenmiş iseniz o doğrudur. Size İsa peygamber asıl peygamber derseler ona inanırsınız. Musa deseler Musaya Muhammed derseler Muhammed'e inanırsınız. Ama bakın 20 li yaşlardan sonra demiyorum. Öncesini diyorum.

Hindistanda İneği kutsal sanan insanlar size ne kadar saçma geliyor sa. Sizin Muahhammed peygambere inanmanızda onlara o kadar saçma geliyor.

Ben dinleri tartışmıyorum. başka yerlere odaklanmayın. Bana odaklanın bebişlerim.
Hadi dinleri geçeyim. Belki bazılarınız alınabilir. Çok alıngansınız ya kitapsızlar siziiii.

Karadenizli bir adama "Balığı çiğ ye 10 numara dersen"Pi siktur git oradan" der sağa.
Ama uzak doğuda adamlar balığı çiğ yemeye alışmış. Adamlar için normal olan o.

Yada mesela biz eti çok pişiriz bütün kanı gider ette kırmızılık kalmaz kesince. Öyle et ver İspanyollara, arjantinlilere yada İtalyanlara derler ki " Bu ne etin ağzına sıçmışsın"
Ama az pişmiş eti Türk e ver "hatır için çiğ tavuk yenir derler de bokunu çıkarma" der

Anlıyormusun beni Corç

Ankaralıya sor dünyanın en güzel yeri nere diye Ankara der
Vanlıya sor Van der
Napoli liye sor Napoli de
Barcelona lıya sor Barcelona der.
Der hacı
çünkü adamın öğrendiği herşey orada. Adam için en güzel yer orası sen istediğin kadar götünü yırt.

Neyse konuyu dağıtmayalım.

Şimdi sen eğer "Hayat bir yarış sürekli önde olmalısın, zayıf olursan seni yerler bitirirler" diye bir mantelitede büyürsen.

Senin başkalarının derdini iplememen çok normal birşey olur.

Hep bi " güçlü kazanır, acımak yok" mantelitesi sonunda insanın insanlığını alır.

Hooooop

Nedemek istediğimi biraz toparlıyayıp çok saptık konudan dimi.

Senin güçlü olman zayıfı ezmen demek değildir. Eğer öyle olsaydı hayvanlardan bir farkımız olmazdı
(hani bazılarınız diyor ya biz maymundan gelmedik. Adem ile havvadan geldik diye)
İşte o farkı kaldrımak lazım arada.

Şimdi bazılarınızı duyabiliyorum. " Evet haklısın diye" kendinize bi bok atmıyorsunuz.
Sanki bütün olan biten olaylarda sizin bir suçunuz yokmuşcasına

Ama büyük suç sizde.

"Bak yine boku bize attı" demeyin.

Siz çoğunluksunuz.

Şimdi
sizin bu PARA denen zımbırtıya bakış açınız yokmuuuu
İşte o ağzımıza sıçıyor.

Çünkü para artık herşeyin anahtarı olmuş.

Bu başbakanlar,milletvekilleri yüzünden değil.
Sizin bakış açınızdan dolayı oluyor.

Aslında bir bilseniz ki paraya neredeyse hiç ihtiyacımız yok? Neler olur neler.

Bu dünya yaşanacak en güzel yer olur.

Siz şu bankaları aklınızdan çıkarmayın

Hadi baş baş